
Ben bu kadar güzel bir anime görmedim. Her ne kadar basit ve drama olsada benim için hoş bir animeydi.
İzledim bitirdim ve perfect diyorum. 13 bölümlük kısa seriden oluşan ve bir grup Haibane'yi anlatan anime olarak ilginç bir konusu var. Haibaneler asla yeni bir şey giyemez ve alamazlar. Eski eşyalar alabilir ve giyebilirler. Onlarıda ancak insanlar verirse veya onlara yardım eden kişiler dışında farklı bişiler alamazlar. Yaşlı ev dedikleri yerde kalırlar ve kozada büyüyüp doğarlar. Doğduklarında kim olduklarını nerde yaşadıklarını adlarını bile hatırlamazlar. O yüzden kendilerine soru sorarlar. 
Animemizde Rakka'nın doğumu ile başlar. Tabi ondan önce Rakka kendini gökyüzünden düşüyomuş gibi görür. Oysa kozanın içindedir. Onu ilk bulan kişi ise Hikaridir. Koşarak Reki'yi ve diğer Haibane büyüklerini çağırır.Rakka daha kozdayken onu beklemeye başlarlar. Rakka kızların sesini duyarak kozanın kenarına gider. Elini kozaya sürterek açmaya çalışır ve dünyaya gelir. Hemen odaya kaldırırlar ve nasıl bir rüya gördüğünü sorarlar. Oda düştüğünü hatırladığı söyler. Adını bu yüzdan Rakka koyarlar. Kanatları çıkarken çok zorlanır. Ama kül rengi çok tatlı kanatları çıkar. Haleyi ilk başta kafasında tutamaz o yüzden demirle bağlarlar.
Yeni bir Haibane'nin gelmesiyle Kuu'nun gitme vaktide gelmiştir. Bardağın dolduğunu bunda son damlayıda Rakka'nın bıraktığını söyler. Teşekkür eder ve gider. Haibanelerin bir hikayesi vardır bilirmisiniz.
Tanrı... başının üstündeki...
Tanrı, başının üstündeki haleyi eline alıp havaya kaldırdığında hale güneşe dönüştü.
Sonra Tanrı elindeki asayı savurmuş ve hiçlik ikiye bölünmüş.
Bir taraf gökyüzü olurken diğer taraf da yeryüzü olmuş.
Nasıl olduysa çizgi eğri büğrü olmuştu.O yüzden de dağlar ve vadiler oluştu.
Tanrı eserini pek beğenmese de öyle kalmasına kara vermiş.
Tanrı daha sonra yeryüzüne resimler çizmeye başlamış.
Çimenler ve ağaçlar büyümüş, hayvanlar doğmaya başlamış.
Sonra Tanrı kendisine çok benzeyen varlıklar düşünmüş. Ama varlıklar kendisine çok benzediği
için pek beğenmemiş.O yüzden varlıkların kanatlarını griye boyamış halelerine delik açmış. Onlara
Haibane adını vermiş...ve onları ruhunun bir köşesine saklamış.Ondan sonra...
hale ve kanatları olmayan varlıkları, yani insanları yaratmış...Bu defa yaptığından memnunmuş....
Tanrı memnun bir şekilde köşesine çekilmiş ve uykuya dalmış.
Haibane'ler ortadan kaybolmalıymış...
Sonunda bir yolunu bulup oradan kaçmışlar...
Tanrı uyandığında...Haibane'leri gökte süzülürken görmüş..
Ama Tanrı hoşgörülüymüş ve Haibane'lerin küçük dünyalarına gitmelerine izin vermiş...
O gün bugündür Guri şehri öyle bir yerde ki..
orası ne yeryüzündedir ne de gökyüzünde... 
Karakterler
Haibaneler kanatları olmasına karşın uçamazlar. Sadece gitme zamanı geldiklerinde halelerini bırakırlar ve gökyüzünde bir ışık süzmesiyle giderler.




