
17 Yeniden
Coraline

Coraine sinirli ve dik kafalı bir kızdır. Ailesi onu hiç dinlememektedir. Buna hep deli olur. İkisi de yazar olunca Coraline ile ilgilenmezler. Bitirmeleri gereken bir yazı vardır. Ve var güçleri ile ona yoğunlaşmışlardır. İkisi de doğal olarak kızlarını başlarından savmaktadır. Coraline ise bu durumdan hoşnutsuz ve eski evlerine geri dönmek istemektedir. Arkadaşlarını çok özlemektedir. Ancak küçük bir sorun vardır. Artık eski evlerine dönemezlerdir. Coraline ise bu yeri keşfetmek için dolaşmaya başlar. Bir kaç dakika sonra acayip kılıklı biri üzerine doğru bisiklet sürer, onu düşürdüğünde ise bir çocuk olduğunu görür. O çocuğun kafasına kedi zıplar. Çocukla tanışarak evine geri döner. Wybie Lovat umursamayarak yoluna devam eder. Ertesi gün Wybie Lovat Coraline 'ın kapısına bir oyuncak bırakır. Bu oyuncağın ilginç tarafı ise Coraline'e çok benzemesidir. Babasının yanına gidip küçük bir eziyet çektirir.
Babası da Çılgına döner en sonunda ona görev verir ve “Niye evi araştırmıyorsun?” diye kâğıt kalem verir. “Bana her camı ve mavi olan her şeyi yaz” der. Coraline evi araştırmaya başladığında ise küçük bir kapı bulur. Bu kapıyı bulmasını sağlayanda o küçük Coraline 'dır. Annesin'den büyük bir arzuyla anahtarı ister. Anneside bir daha rahatsız etmemek koşuluyla kapıyı açar. Ama kapı duvarla örülmüştür. Tüm sevinç ve heyecanı yerle bir olur. Fakat akşam olduğunda bir tıngırtı duyar. Kalktığında ise bir kaç farenin o yere girdiğini görür. O küçük kapıyı açtığında ise başka bir yere doğru yol gözükür. Oraya gittiğinde ise... Kendi annesi babasını görür. Ancak gözleri düğmelidir. Yani onlar diğer anne babadır. O ilginç dünyayı keşfetmeye başlar. Bir yere kadar bu dünya onun için çok eğlencelidir. Taa ki diğer annesi gözlerine düğmeleri dikmek ve Coraline’yi bırakmayacağını söyleyene kadar. Bu eğlenceli ve bir o kadar da müthiç dünya belki de Coraline 'nin karabasanıdır.
Zettai Kareshi (AsYa DrAmA)
Karakterler Hayami Mokomichi as Tenjo Night
Izawa Riiko, her zaman erkekler tarafından reddedilmiş ve kabul edilmemiş bir kızdır. İş arkadaşı yardımım dokunsun diye kendi erkek arkadaşını ona gönül eylendirmesini bile istemiştir. Ancak bir gün tanıdığı bir bara gider ve içer. Sarhoş olduğu vakitlerde yanına biri gelir. (Kızın niye erkeklerle aram iyi olmadığını söylediğini duyduğundan yanına gelmiştir.) Riiko'ya dönerek "hayatını değiştirecek bir erkek arkadaşla tanışmak ister misin?" diye sorar. Riiko ilk olarak saçmaladığını düşünürek hadi olsun bakalım cinsinden adamı takip eder. Adam bir laboratuvara götürür ve ona bir dizi sorular sorar. Mesela ideal erkek arkadaşın kıskanç mı olsun sportif mi olsun bir dizi soru sorar. Son olarak tipini seç der seçer ve eve atar kendini...
Sabah uyandığında ise büyük bir sürpriz onu bekliyordur. Evin önünde kocaman bir paket vardır.Paketi açan Riiko, içinde çıplak bir erkeğin uyuduğunu görür, yanındaysa bir kullanım talimatı vardır. Onu şirketten anlayıp durumu anlatırlar, gördüğü erkek, aslında Riiko'nun ideal erkek arkadaşı olması için programlanmış bir robottur! Önceleri onu evinde tutmak istemeyen Riiko, onu göndermek için her yolu dener, ama zaman geçtikçe, aslında onu göndermek istemediğini fark eder.
Bunlarla beraber, iyi bir aşçı olan Riiko, o sıralar hoşlandığı erkeğe Cream Puff yapmıştır. Birkaç talihsizlik sonucu yaptıkları hoşlandığı erkek tarafından yenilmez, üstelik rencide edilir, Riiko da yiyecekleri almayı unutur. Ancak o sırada oradan geçen bölüm şefi Soshi, cream puffların tadına bakar ve büyük babasının küçük dükkanında yaptıklarını hatırlar. Onu biraz geçmişe götüren bu pufflardan daha fazla yemek isteyen Sohsi, Riikodan rica eder. Başlarda bölüm şefi için böyle bir şey yapmak istemeyen Riiko, şefin gerçek duygularını bir kazayla öğrenince ona yardım etmeye karar verir.
Ancak bu durum, evinde zoraki tuttuğu ve Night ismini verdiği "ideal erkek arkadaş"ını biraz kıskandıracaktır... Ne var ki bu boşuna bir kıskanma olmayacaktır çünkü Riiko gerçekten de Soshi'den hoşlanmaya başlamıştır... Sonu çok hüzünlüydü bee.

Shirasagi Yuki tarafından, kadınları mutlu edecek bir erkek arkadaş olması için yaratılmış bir projenin deneme robotudur. Riiko'yu mutlu etmek için elinden gelen her şeyi yapar, ne var ki bir robottur ve Riiko gerçek bir ilişki istemektedir. Onu Asamoto Soshi'den biraz kıskanır ve 7/24 onunla beraber olabilmek için Riiko'nun şirketinde temizlik görevlisi olarak işe başlar.
Mizushima Hiro as Asamoto Soshi
Riiko'nun çalıştığı tatlı şirketinin bölüm şefidir. Abisiyle şirket hakkında sürekli problemler ve karşıt düşünceler yaşamaktadırlar. Bir gün Riiko'nun cream puff'ından yer ve bu onu eski günlere götürür. Büyük Babasının ilk açtığı küçük bir dükkanda yaptığı cream puffları yediği günleri hatırlar. Büyük babasının ona, "içine senin gülümsemeni koydum" demesini hatırlar ve cream puffların tadının gülümsemeye benzediğini söyler. Bundan sonra, herkesin bu gülümsemenin tadına bakmasını istemektedir ve cream puffları satmak için elinden geleni yapar. Ne var ki, süslü püslü şeylerle ilgilenen müşteriler tarafından cream pufflar pek rabet görmez. Ancak Asamo Soshi'nin, Riiko'nun da yardımıyla vazgeçmeye niyeti yoktur.
Aibu Saki as Izawa Riiko
Izawa Riiko, ideal erkek arkadaşını bulmak isterken yanlışlıkla bir robot alan genç bir kadındır. Bu robotu ne kadar vermek istese de, bir türlü ondan kopamaz, sonuçta bu robot onu kırmamak için her şeyi yapmıştır. Bir gün bölüm şefi Soshi için cream pufllar yapan Riiko, aslında onun tahmin ettiği gibi biri olmadığını farkeder, bölüm şefi aslında kırılgan, kibar ve duygusal biridir. Zamanla ondan hoşlanmaya başlar ama Night ismini verdiği robotundan da ayrılamamaktadır...
Sasai Eisuke as Shirasagi Yuki
Night'ı icad eden şirkette çalışan bir adamdır. Night'ın Riikoyla olan yaşamını gözlemek ve projenin başarılı olup olmadığını gözlemlemekle görevlidir, ancak Night kendi icadı olduğu için kötü bir şey olduğunda hemen vazgeçmez ve düzeltmek için büyük çabalar harcar.
Ueno Natsuhi as Ito Mika 
Riiko'nun en iyi arkadaşı olan Mika, biraz ikiyüzlü bir kadındır. Night'a olan ilgisi yüzünden Riiko'ya defalarca kazık atmıştır.
Savaşa Dönüş
İşte izlediğim ve gerçekten mükemmel bulduğum filmlerden biri. Soluk soluğa izliyorsun helede o savaş anı sevdiğinin ölmesini bile bile seyretmek...

II. Dünya Savaşı’nı araştırırken, kazı yaptıkları alanın yakınında bulunan gölde gizemli bir zaman boşluğuna denk gelirler. Bu göl onları 1942 yılına, savaşın şiddetli günlerine gönderir. Gençlerin amacı, kazı yaptıkları eski savaş alanında paha biçilemez tarihi eserler bulmaktır. Kazı yaparlarken yaşlı bir teyze çıkagelir.Gençlere süt verir ve savaşta kaybolan oğlundan bahseder. Oğlunun gümüş bir sigaralığı olduğunu söyler ve gençlerden gümüş sigaralığı bulmalarını ister. Teyzeyi ciddiye almayan gençler yine de ona söz verirler.
Alanda çok değerli silahlara, madalyalara ve belgelere rastlarlar. Bu çok tehlikeli bir iştir ve bu dörtlü toprağın altında, içinde iskeletlerin ve eski fotoğraflı hatıra defterinin bulunduğu gizli bir bölme keşfederler. Asıl gariplik ise bir hemşireye ait olan çantadan, 1942 yılındaki savaşa katılan 4 askerin kimliklerinin çıkmasıdır. Bulduklarından dolayı sevinen ve bir içki günü ilan eden gençler Kimliklere baktığında şaşkına uğrarlar .Çünkü fotoğraflar göstermektedir ki, o savaşta bulunmuştur. O sırada içkinin sahte olduğunu düşünüp kendilerini göle atarlar.
Ancak göl hayatları sonsuza dek değiştireecektir. Gölden çıktıklarında yıl 1942’dir ve 2. Dünya Savaşı tüm şiddeti ile sona yaklaşmaktadır. Buradan kurtulmak için yapmaları gereken iki şey vardır: Yaşlı kadının oğlunu bulmak ve SAVAŞMAK...
Çok hoş bir filmdi. Düşünsenize gelecekten geçmişe gidiyorsunuz ve o zamandaki savaşa hazırlanmış kimlikleriniz oluyor. Ölücenizi ve ölücekleri bilipte hiç söyleyememek veya söylediğinizde kimsenin size inanmaması gerçekten berbat bir durum değilmi.? Belkide hiç sevemiyeceginiz kişiler, onları delice severek bırakmak durumunda kalsanız ve bildiğiniz bir ölüme gitse...
Elinden hiç bir şey gelmemesi ne berbat. Bu duyguyu çok güzel anlatmış. Bir grup züppenin ne derece boyutlarla çarpıştıklarını görüyoruz bu filmde...
Savaşa Dönüş - My Iz Budushchego filmi izle
Alacakaranlık

Şahsen Stephen Meyer'i yürekten alkışlıyorum. Aynı zamanda umarım Alacakaranlığın yeni ay ve tutulma filmlerinide inşallah çekerler diyorum. Konusunuda soracak olursanız. Edward ve Isabella'nın zorlu aşklarını anlatıyor. Sonuçta Edward bir vampir ve Bella ise normal bir insan. Edward kanla beslenirken ve kanı arzularken, Bella bunu tamamen yanlış anlar. Karşısında sanki ondan iğrenen ve bu yüzden ona gözükmeyen yanında her zaman elini yüzüne götürüp kapayan biri vardır ki bunun sebebini sonradan anlıcaktır. İlk başta daha içeri girer girmez. Edward'ın tavrı Bella'nın ondan hoşlanmasına neden olmuştur. Ama Edward güneşli günlerde ortaya çıkmıyordur. Ayrıca o araba kazasında tek eliyle arabayı durdurması Bella için bir şok yaşatmıştır. Bella bundan şüphelenerek araştırmaya başlar. Bir gün arabada gelirken eline dokunduğunda elleri buz gibidir. Düşünceleri okuyabiliyordur. Göz rengi değişiyordur. Teni ise çok soluktur. Bella bunu araştırdığında karşısına sadece bir tek sonuç çıkacaktır. Edward'ın bir vampir olduğu sonucu...
Bella ne tür bir çıkmazın içine girdiğini bildiği halde Edward'la ilerlemeye devam eder. Bir beyzbol oyununa dahil edilir ve Edward'ın ailesini de tanımaya çalışır. Beyzbol oyununda ise başka aileden olmayan vampirler gelir. İlk başta Bella'nın kokusunu almazlar. Ama daha sonra alınan kokuda tek bir cümle kurar. "Yanınızda aparatif getirmişsiniz." Edward'ın ailesi direk olarak karşı atağa geçerler. Ama bu vampir diğerleri gibi deildir. Avının peşinde onu avlayana kadar durmaksızın devam eder. Edward o vampirden korumak için babasından ayrılması gerektiğini ve ondan uzaklaşması gerektiğini anlatır. Çünkü ailesine zarar vermek istemiyosa bunu yapmalıdır. Bella annesinin terk etmesi gibi babasına aynı sözleri söyler. Evden ayrıldığında ise yüzünün o halini asla unutmaz. Ancak annesini bir tuzak gibi kullanana diğer vampir bunu Bella'ya gösterdiğinde, Bella'nın kafasında tek bir sonuç ortaya çıkar. Sevdiği için kendini feda etmek...
Hayatımda ilk kez bu kadar hoş bir vampir filmi seyrettiğimi söyleyebilirim. Nerdeyse "Benimde vampir sevgilim olsun." dicek boyuta geldim. Sanki pazardan karpuz seçiyorum.
Ama tebrik ederim favorileri filmlerim arasına girmeyi başardı.




